Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının afet yönetimindeki rolü, özellikle büyük depremlerin ardından toplumsal hafızada derin izler bırakan en önemli konulardan biri haline geldi. Kahramanmaraş merkezli sarsıntıların hemen ardından, devlet kurumlarının yanı sıra sivil inisiyatiflerin de sahaya hızla inmesi, büyük bir yardımlaşma ağının kurulmasını sağladı. Bu ağın tam merkezinde yer alan ve milyarlarca liralık bütçeyi yöneten Ahbap Derneği, son dönemde gerek sosyal medyada gerekse bazı resmi platformlarda dile getirilen dolandırıcılık iddiaları ve beraberinde gelen hukuki incelemelerle karşı karşıya kaldı. Derneğin kurucusu, ünlü sanatçı Haluk Levent, kamuoyunu uzun süredir meşgul eden bu iddialara karşı sessizliğini bozarak son derece net ve kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Sivil Toplumun Deprem Sınavı ve İddiaların Arka Planı
Afet anlarında koordinasyonun ne kadar hayati olduğu, son yaşadığımız acı tecrübelerle bir kez daha kanıtlandı. Ahbap, depremin ilk saatlerinden itibaren bölgedeki acil ihtiyaçları karşılamak üzere harekete geçti. Barınma sorunundan gıda dağıtımına, arama kurtarma desteklerinden en ücra köylere kadar ulaşan lojistik ağlara kadar çok geniş bir yelpazede faaliyet gösterdi. Ancak bu kadar büyük bir finansal gücün tek bir sivil yapı üzerinden dönmesi, doğal olarak kamuoyunun ve denetim organlarının dikkatini çekti. Süreç içerisinde ortaya atılan usulsüzlük iddiaları, derneğin güvenilirliğini zedelemeye yönelik sistemli bir kampanya halini aldı. Haluk Levent, bu durumun sadece kendi şahsını değil, aynı zamanda sivil toplum bilincini de hedef aldığını belirterek konunun üzerine kararlılıkla gideceklerini ifade etti.
Haluk Levent: Her Kuruşun Hesabı Bağımsız Denetimde
Haluk Levent’in açıklamalarında en çok öne çıkan başlık, şüphesiz mali şeffaflık ve hesap verebilirlik oldu. Sanatçı, derneğin hesaplarının adeta bir cam fanus gibi izlenebilir olduğunu savunuyor. Deprem sürecinde toplanan milyarlarca liralık bağışın her bir kuruşunun nereye, nasıl ve hangi fiyatla harcandığını gösteren tüm detayların bağımsız kurumlarca incelendiğini belirtti. TÜRMOB başta olmak üzere, uluslararası saygınlığa sahip bağımsız denetim şirketleriyle anlaştıklarını dile getiren Levent, hazırlanan ara ve nihai raporların kamuoyunun erişimine açık olduğunu hatırlattı. Yapılan tüm satın alımların, dağıtılan tırların ve kurulan çadır kentlerin belgeli olduğunu söyleyen ünlü isim, “Devletimizin her türlü denetim mekanizmasına kapımız sonuna kadar açıktır” diyerek iddialara karşı meydan okudu.
Siyaset, Sağlık ve Sivil Toplum İlişkisi
Konunun siyasi ve toplumsal yansımaları da en az hukuki boyutu kadar karmaşık bir yapıya sahip. Deprem döneminde yaşanan koordinasyon tartışmaları, sivil toplum kuruluşları ile resmi kurumlar arasında bir rekabet varmış gibi yansıtılmaya çalışıldı. Oysa Haluk Levent, her fırsatta AFAD ve valiliklerle tam bir uyum içerisinde çalıştıklarını dile getirdi. Siyaset dünyasının bu süreci bir polemik malzemesi haline getirmesinden duyduğu rahatsızlığı gizlemeyen sanatçı, özellikle bölgedeki sağlık hizmetleri ve hijyen koşullarının iyileştirilmesi için harcanan çabaların gölgelenmemesi gerektiğini belirtti. Deprem sonrasında temiz suya erişim, seyyar tuvalet kurulumu ve temel tıbbi malzemelerin tedariki gibi doğrudan halk sağlığı alanında kritik rol oynayan projelerin aksamaması için adli süreçlerin hızlı ve şeffaf bir şekilde sonuçlanması büyük önem taşıyor.
Dezenformasyon ve İtibar Suikastı ile Mücadele
Sosyal medyanın bilgi kirliliğini yayma konusundaki hızı, bu süreçte en büyük zorluklardan biri olarak öne çıktı. Haluk Levent, organize bir şekilde üretilen sahte belgeler, montajlanmış videolar ve asılsız ihbarlar ile derneğin itibarının sarsılmak istendiğini söyledi. Bu tür girişimlerin sadece kendilerine değil, aynı zamanda bölgede hala çadırlarda veya konteynerlerde yaşayan binlerce depremzedeye giden yardımlara da zarar verdiğini vurguladı. “Biz işimize bakıyoruz, sahada yapacak çok işimiz var” diyen Levent, hukuki yollarla bu dezenformasyonu üretenlerle mücadele edeceklerini ve adaletin en kısa sürede tecelli edeceğine inandığını belirtti. Sivil toplumun gücünü kırmaya yönelik bu tür adımların, uzun vadede toplumsal dayanışma ruhuna büyük bir darbe vuracağı uyarısında bulundu.
Sıkça Sorulan Sorular
Ahbap Derneği hakkında neden soruşturma başlatıldı?
Dernek hakkında başlatılan inceleme ve soruşturmalar, özellikle sosyal medyada ortaya atılan finansal usulsüzlük, bağışların yanlış yönlendirilmesi ve bazı dolandırıcılık iddialarının ardından kamuoyunu bilgilendirmek ve iddiaların doğruluğunu araştırmak amacıyla başlatılmıştır. Resmi makamlar, büyük bütçeli yardım kuruluşlarının hesaplarını düzenli olarak denetlemektedir.
Haluk Levent dolandırıcılık iddialarına ne yanıt verdi?
Haluk Levent, iddiaların tamamen asılsız ve karalama kampanyasının bir parçası olduğunu belirtti. Derneğin tüm gelir ve giderlerinin uluslararası bağımsız denetim firmaları ve TÜRMOB tarafından denetlendiğini, her faturanın şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklandığını ifade ederek iddiaları kesin bir dille reddetti.
Ahbap’ın deprem yardımları nasıl denetleniyor?
Ahbap Derneği, topladığı deprem yardımlarını hem iç denetim mekanizmalarıyla hem de Türkiye’nin önde gelen bağımsız denetim kuruluşları ve devletin ilgili denetim organları aracılığıyla denetletmektedir. Yapılan tüm harcamalar, faturalandırılmış olarak derneğin resmi internet sitesinde raporlar halinde yayınlanmaktadır.
Soruşturma süreci sivil toplum çalışmalarını nasıl etkiliyor?
Haluk Levent, hukuki süreçlerin ve denetimlerin çalışmalarını engellemediğini, aksine şeffaflıklarını kanıtlamak için bir fırsat sunduğunu belirtmektedir. Dernek, deprem bölgesindeki konut, okul ve sağlık merkezi inşaatları gibi projelerine kesintisiz olarak devam etmektedir.

